Dogum yapana kadar ne zaman yanimda dogum konusu acilsa "Hayatta normal dogum yapmam, hicbir guc beni buna zorlayamaz" derdim, oyle buyuk laflar ederdim ki sonradan hepsi basima geldi diyebilirim. Tabii o zamanlar Amerika'da yasayacagimi ve tibbi bir zorunluluk olmadikca normal dogum yapmak durumunda kalacagimi bilmiyordum. Hamile oldugumu ogrendigimde ilk aklima gelen sey "Bunu nasil basaracagim?" sorusu oldu. Cunku dogumdan o kadar cok korkuyordum ki hamilelik psikolojisinin de etkisiyle aklima surekli kotu senaryolar geliyordu. Hamile oldugumu ogrendigimde Turkiye'deydim ve yillardir cok guvendigim Jinekolog Dr. Secil Gunay Avci tarafindan tum tetkiklerim yapildi. Bebegimi ultrasonda gordum, sormak istedigim butun sorulari sordum ve hepsine tatmin edici cevaplar aldim. Hamileligimin 3. ayinda Amerika'ya dondugumde ise endise, korku, guvensizlik ve merak birbirine karismisti. Yeni doktoruma guvenmem aylar surdu. Bu surecte doktorum Secil hanim e-mail ve telefonla kendisine sordugum sorularda bana yardimci olmaya devam etti. Korkuyordum cunku biliyordum ki hersey yolunda gittigi surece normal dogum yapmak zorundaydim. Sezeryanla dogum yapmak istiyorum deme luksum yoktu. Hamileligim suresince Turkiye'deki anne adayi arkadaslarimi kiskaniyordum cunku onlar her doktora gittiklerinde bebeklerini ultrasonda gorebiliyorlar, boyu, kilosu hakkinda her turlu bilgiyi edinebiliyorlardi. Hatta gerektiginde doktorlarini gece gec saatlerde bile arayip sorularina yanit alabiliyorlardi. Benim durumum ise tam tersiydi diyebilirim. Bebegimi ancak 20. haftada yapilmasi gereken kontrolde ultrasonda gorebildim. Bir daha doguma kadar da boyle bir sansim olmadi. Doguma kadar tek yapilan her kontrolde karnimin boyutunun olculmesi, bebegimin kalp atislarinin dinlenmesi ve rutin tahliller oldu. Ustelik gercekten acil degilse herhangi bir problem yada akliniza takilan bir soru oldugunda doktorunuza ulasmak hicte kolay degil. Onun yerine doktorun asistani yada hemsireler size yardimci olmaya calissalarda ne yazik ki hic bir zaman tatmin olamiyorsunuz. Bu sartlar altinda doktoruma guvenmem aylar surdu diyebilirim. Gerci dogum yapana kadar aslinda doktorun dogum olayinin son 2 dakikasinda doguma mudahele ettigini, onun oncesinde herseyin uzman hemsireler tarafindan kontrol altinda tutuldugunu bilmiyordum. Doktorunuz ne kadar iyi olursa olsun bir nevi kaderiniz o hic tanimadiginiz hemsirenin ellerinde diyebilirim. Neyseki hicbir sey korktugum gibi olmadi ve normal yollarla bebegimi dunyaya getirdim.
Butun bunlari neden anlattim;
Bugun haberlerde Istanbul Kadikoy'de bir annenin normal dogum esnasinda ikiz bebeklerinden birini kaybettigini ogrendim. Dogumu kameraya ceken baba annenin defalarca sezeryan istemesine ragmen doktorun normal dogum icin israr ettigini iddia ediyor. Babanin iddiasina gore vakumun yanlis kullanilmasi sonucu bebegin kordonunun yirtilmasi ve malesef aci son. Tiyatrocu baba "bugun hayatimin en zor rolunu oynadim, kaybettigimiz bebegimizi o anda esime yasiyor demek zorunda kaldim" demesi cok aciydi. Bu konuda gercekten kim hakli simdilik bilemiyorum fakat bir baska gercek var ki son yillarda Turkiye'de sezeryan dogum oranlarindaki artis. Son zamanlarda devletin bu konu uzerinde durmasi ve konunun gundemi cokca isgal etmesi doktorlari baski altinda birakiyor sanirim. Boyle olaylara hep hasta gozuyle bakariz, ben bu defa olaya doktorlarin gozuyle bakmaya calisacagim. Bilindigi uzere dogum saatler hatta bazi durumlarda gunler suren bir olaydir. Dogum sancilarinin baslamasi, rahimin dogumu yapabilecek hale gelmesi, annenin normal dogum nefes tekniklerini kullanarak doguma yardimci olmasi hepsi zaman, sabir ve bilgi gerektiren bir surec. Normal dogum surecinin uzun, zahmetli ve agrili olma ihtimali insanlari ister istemez sezeryana yoneltiyor. Istatistiklere bakarak ulkemizde sezeryanla dogum sayisi cok artti, artik sezeryan dogumlar mercek altina alinacak denmesi ile olay bitmiyor. Devlet doktorlardan tibbi zorunluluk olmadikca her hastasina normal dogumu yaptirmasini isterken bunun alt yapisini malesef unutuyor. Evet Amerika'da sezeryanla dogum az ama normal dogum icin doktorlar saatlerini, gunlerini hasta basinda gecirmiyorlar, cunku bu konuda uzmanlasmis yardimci personel doktorun yerine bu sureci takip ediyor. Ustelik de her hastaya bir hemsire tahsis edilerek. Anne adayi hamileler, hatta beraberlerinde babalar dogumdan aylar once normal dogum sureci, dogum aninda yapilmasi ve yapilmamasi gerekenler ve nefes teknikleri konusunda egitiliyorlar. Butun bu altyapilar olusturulmadan "bundan sonra butun sezeryan dogumlar mercek altina alinacak" denilirse dun bebegini kaybeden o aile gibi benzer bir cok vaka yasanilabilir gibi geliyor bana. Henuz bebegin kaybedilmesinde doktor hatasi var mi yok mu bilmesek de bu sartlar altinda insanin aklina hatali olan doktor mu yoksa saglik sistemi mi sorusu geliyor. Umarim bu talihsiz olay konuya gereken onemin gosterilmesinde bir emsal teskil eder ve normal dogum icin gerekli her turlu altyapinin olusturulmasina yardimci olur.
Bugun haberlerde Istanbul Kadikoy'de bir annenin normal dogum esnasinda ikiz bebeklerinden birini kaybettigini ogrendim. Dogumu kameraya ceken baba annenin defalarca sezeryan istemesine ragmen doktorun normal dogum icin israr ettigini iddia ediyor. Babanin iddiasina gore vakumun yanlis kullanilmasi sonucu bebegin kordonunun yirtilmasi ve malesef aci son. Tiyatrocu baba "bugun hayatimin en zor rolunu oynadim, kaybettigimiz bebegimizi o anda esime yasiyor demek zorunda kaldim" demesi cok aciydi. Bu konuda gercekten kim hakli simdilik bilemiyorum fakat bir baska gercek var ki son yillarda Turkiye'de sezeryan dogum oranlarindaki artis. Son zamanlarda devletin bu konu uzerinde durmasi ve konunun gundemi cokca isgal etmesi doktorlari baski altinda birakiyor sanirim. Boyle olaylara hep hasta gozuyle bakariz, ben bu defa olaya doktorlarin gozuyle bakmaya calisacagim. Bilindigi uzere dogum saatler hatta bazi durumlarda gunler suren bir olaydir. Dogum sancilarinin baslamasi, rahimin dogumu yapabilecek hale gelmesi, annenin normal dogum nefes tekniklerini kullanarak doguma yardimci olmasi hepsi zaman, sabir ve bilgi gerektiren bir surec. Normal dogum surecinin uzun, zahmetli ve agrili olma ihtimali insanlari ister istemez sezeryana yoneltiyor. Istatistiklere bakarak ulkemizde sezeryanla dogum sayisi cok artti, artik sezeryan dogumlar mercek altina alinacak denmesi ile olay bitmiyor. Devlet doktorlardan tibbi zorunluluk olmadikca her hastasina normal dogumu yaptirmasini isterken bunun alt yapisini malesef unutuyor. Evet Amerika'da sezeryanla dogum az ama normal dogum icin doktorlar saatlerini, gunlerini hasta basinda gecirmiyorlar, cunku bu konuda uzmanlasmis yardimci personel doktorun yerine bu sureci takip ediyor. Ustelik de her hastaya bir hemsire tahsis edilerek. Anne adayi hamileler, hatta beraberlerinde babalar dogumdan aylar once normal dogum sureci, dogum aninda yapilmasi ve yapilmamasi gerekenler ve nefes teknikleri konusunda egitiliyorlar. Butun bu altyapilar olusturulmadan "bundan sonra butun sezeryan dogumlar mercek altina alinacak" denilirse dun bebegini kaybeden o aile gibi benzer bir cok vaka yasanilabilir gibi geliyor bana. Henuz bebegin kaybedilmesinde doktor hatasi var mi yok mu bilmesek de bu sartlar altinda insanin aklina hatali olan doktor mu yoksa saglik sistemi mi sorusu geliyor. Umarim bu talihsiz olay konuya gereken onemin gosterilmesinde bir emsal teskil eder ve normal dogum icin gerekli her turlu altyapinin olusturulmasina yardimci olur.