Sayfalar

bilgin anneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgin anneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2013 Salı

32 AYLiK ANNENIN KALEMINDEN ANNELIK

Annelik uzerine yazilmis cok yazi ve kitap var biliyorum. Ama benimde bu konuda soyleyeceklerim var elbet.

Aylardir blogumda herhangi bir yazi paylasamadim. Belki beni takip eden arkadaslarim yavas yavas blogumun varligini bile unutmuslardir ki haklilar. Yazmadim, yazamadim sebebi tum vaktimi, enerjimi, konsantrasyonumu ogluma ondan arta kalanlari da esime ayirmayi tercih ettim. Ara sira kucuk yazilar paylasabilirdim ama ne kendimi, ne de yazilarimi okuyanlari kandirmak istemedim. Anneligin tadini cikarmak istedim kisaca. Simdi ne degisti derseniz aslinda hic bir sey degismedi. Sadece bir cocugun gelisimindeki en onemli aylari yavas yavas geride birakirken bloguma da biraz vakit ayirmaya karar verdim. 

Ben yurtdisinda yasadigi icin cocugunu ilk 5 ay haric tek basina hic bir anne ve akraba destegi almadan buyuten bir anneyim. Bunu tek satirda yazmak cok kolay olsa da uygulamada cok zorlandigim gunler oldu. Bu zorluklari tek tek yazip kendimi super kahraman gibi gosterme niyetinde degilim. Ogluma hamile kaldigimda onu hic bir akraba destegi olmadan buyutmem gerektigini biliyordum ve bundan sikayette etmiyorum. Benim deginmek istedigim konu aslinda icinde bulundugum durumun tam tersi durumundaki anneler. E ne var bunda cogumuz anneannelerden, babaannelerden yada akrabalardan yardim aldik, aliyoruz dediginizi duyar gibiyim. Ben de dogum yaptigimda annem Turkiye'den geldi ve 5 ay bizimle kalip bana yardimci oldu. Buraya kadar hersey normal, yeni dogum yapmis bir annenin annelige alisabilmesi icin yakinlarindan destek almasi kadar dogal bir sey yok. Ama bir de bu durumu, yeni kazandigi annelik sifatini kullanip, tum aileyi hamile kaldigi gunden itibaren bir nevi seferberlik haline sokan kadinlardan bahsetmek istiyorum.

Hamilelikleri bile buyuk bir toren halinde gecer bu "anne"lerin. Ilik sutleri, meyveleri, folic asit haplari, vitaminleri onlar kipirdamadan yani baslarina konuluverir.  Burada yanlis anlasilmamak icin sunu belirtmeliyim ki; hamileligi risk altinda oldugundan gunluk hayati kisitli annelerden bahsetmiyorum. Aksine cokta saglikli bir hamilelik yasayan, her turlu aktiviteye katilabilecek kadar enerjik bayanlardan bahsediyorum. Bu bayanlari  nasil bir anne olacaklari aslinda daha hamileliklerinde bellidir.

Bebegin dogumuyla beraber dogal olarak lohusalik sureci ve evde bir kosusturmaca baslar. Resmen seferberlik ilan edilmistir. Bebegin banyosu, emzirilmesi, altinin  degismesi, kisacasi gunluk bakimi ayni seferberlik ordusuyla yapilir. Bazen orduya yardimci destek alanlar da olur. "Anne" calissa da calismasa da anneanne, babaanne, teyzelere bir de bakicilar eslik eder. Normalde lohusalik en fazla 40 gun derler ya bu "annelerin" lohusaligi uzunca bir sure bitmez. En ufak yorulsa, uzulse hemen sutu kacar, depresyona girer. Aslinda annelikle ilgili ne kadar kitap varsa okumustur hamileligi suresince. Teoride cogu seyi cok iyi bilir. O yuzden etrafindakileri guzelce yonlendirir. Uygulama kisminda anneanne, babaanne, akrabalar, bakici dururken kendini yipratmaz. Saati geldiginde bebegini emzirir. Sonra elbet biri gazini cikarir, digeri altini degistirir. Bazen emzirmekten bunalir, geceleri ozellikle, kim uyanip 2-3 saatte bir emzirecek oyle ya. Sut bir guzel sagilir, artik o gecenin nobetcisi kimse bebegi o besler biberonla. Bebek 1 yasina gelir gelmez hatta mumkunse ilk 6 aydan sonra sutten kesilir ne de olsa ek gidalar ve anne sutunu aratmayacak mamalar vardir. Bebek buyumeye baslar, aylar hizla gecer. Ama evdeki kalabalik bir turlu azalmaz. Seferberlik hali ilk gunki gibi devam eder. Her turlu yardimi almasina ragmen "anne" cok yoruluyordur. Kalabaliktan bunalan babaya  aslinda "anne"nin ne kadar yorulup, bunaldigi bizzat "anneanne" agzindan anlatilir. 

Artik ufaklik emekleme, siralama ve nihayet yurume surecine gelmistir. Haftanin bir kac gunu kurslar, aktiviteler, cok yorucu bir surec baslar. Lohusalikta artik mecbur bitmistir. Bu duruma yeni bir sifat bulmak gerekir. Aslinda sadece ANNE olmak yeterlidir ama o da cok zordur. Bu defa bunalan, yorulan, hayattan bezmis "anne" olunur. Yine seferberlik ilan edilir bakici tek basina yeterli gelmiyordur. Hafta sonu aksamlari anneanne yada babaanne ufakliga bakarken gecirilen bir kac saat "anne" ye yetmiyordur. "Anne"  cocugunun hayatinda oldugu surece icinde bulundugu duruma uygun kendine yeni sifatlar bulacaktir......

Bu hikayenin kahramani "anne" dikkatinizi cekmek istedigim. Eminim hepinizin etrafinda bu tur "anne"ler vardir. Icinde bulundugu hamilelik yada lohusalik surecini sanki dunyada sadece kendi basina gelen bir olay gibi etrafindakilere yasattiran bayanlar kasdettigim. Burada kesinlikle yanlis anlasilmak istemem. Elbette hamilelik ve annelik bir kadinin basina gelebilecek en ozel ve en guzel duygu. Benim anlayisima gore tum zorluklara tek basina gogus gerebildiginde ve anneligin gerektirdigi vazifeleri tek basina yapabildiginde "gercek anne" olma yolunda bir adim atilmis olur. Diger sartlarda da "anne" olunur tabii ki ama bana gore hep bir parca eksik kalir. Elbette ki "gercek anne" olabilmek sadece cocugun bakimini yada ihtiyaclarini gerekirse tek basina ustlenmekle olmuyor. Onun hayat boyu gerektiginde bir adim onunde, gerektiginde yanibasinda yada bir adim arkasinda yuruyebilmektir "gercek anne" lik. Hastalandiginda onu bakicinin kollarina birakmak degil sabahlara kadar basinda nobet tutmaktir. 1 yasindayken de 5 yasindayken de 20,30, 40, 50 sinde bile hep yaninda annesi oldugunu unutmamak, unutturmamaktir.

Sefkattir annelik, fedakarliktir, karsiliksizdir, uykusuzdur, huzursuzdur, gururludur, emektir  ama her seyden cok sevgidir annelik. 


16 Nisan 2013 Salı

Hayat Bir Cocuga Nasil Anlatilmali

HARİKA BİR YAZI, HERKES OKUMALI.. Genellikle blogumda kendi arastirmalarimi, okudugum kitaplardan ogrendiklerimi paylasirim. Fakat bu yazi oylesine dogru ve insani ogutler iceriyor ki paylasmadan edemedim.....

Hayat Bir Çocuğa Nasıl Anlatılmalı?

Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen ...kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:

Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı 'insan yetiştirmek' olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın. Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını...

Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden 'neden ben değil de o?' demeden...

Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu.

Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret.
Kitaplardan keyif almasını.

Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını, ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı. Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona, sıkılıp da kendini yönlendirmeyi bulmasını.

Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla.

Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar, bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine...

Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret.Alın terine saygıyı öğret ona.

Aşk acısı çekmenin hiç aşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret,başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı...

Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret.
Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat.Hayatı sorgulamayı öğret ona...

Bilginin en büyük güç olduğunu öğret.Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını.

Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.

Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı...
'İstemiyorum', 'hayır' demeyi öğret ona, istediğinde ise 'istiyorum' demeyi.

Sevdiğinde ise 'seni seviyorum' diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını...

Sorgusuz sevmeyi...
El yazısı ile notlar yazmayı...
Lafı dolandırmamayı...
Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona.
Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını.

İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret...
Ama en çok da kendini sevmesini öğret...
Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini...
Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini... Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını...

Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...

- Aylin Kotil

6 Nisan 2013 Cumartesi

DOGUM GUNU PASTA DIZAYNLARI

Hayatimiz boyunca en onem verdigimiz gunlerden biri de dogum gunlerimizdir. Ozellikle cocuklar icin heyecan verici ve akilda kalici hatiralarin yasandigi bu ozel gunde en onemli konu pasta secimidir. Artik oyle cesitli pastalar yapilmaya baslandi ki lezzet kadar pastanin dizayni da ayri bir onem tasir hale geldi. Herkese yeni fikirler verebilecegini dusundugum degisik pasta dizaynlarina cesitli ornekler...

cocuk pasta

cocuk pasta

cocuk pasta

mickey fare pasta

pooh pasta
ahtapot pasta

arabalar pasta

kelebek pasta

nemo pasta

kiz cocuk pasta

numara pasta

erkek cocuk pasta

cicek pasta

supermen pasta

cup cake pasta

yamuk kiz pasta


26 Kasım 2012 Pazartesi

KALSIYUM SUYU TARIFI

kalsiyum suyu tarifi
Vucudun en buyuk ihtiyaclarindan biri olan kalsiyum iskeletimizin hammaddelerinden biridir. Kalsiyum ihtiyacimizi yiyeceklerden karsilarken kalsiyumun yogun bir sekilde bulundugu yumurta kabugu, tavuk kemigi ve balik kilcigini mecburen tuketemiyoruz. Kalsiyum suyu simdiye kadar cope attigimiz bu besin atiklarini bir cesit geri donusum sistemiyle kullanilabilir hale getiriyor. 

Malzemeler 

En az yarim kase yumurta kabugu (disi iyice temizlenmis olmali) 
Balik kilciklari
Tavuk kemikleri 
Sirke 

Hazirlanisi  

Buyukce bir cam kavonozun yarisini sirke ile doldurun. Yumurta kabuklari, balik kilciklari ve tavuk kemiklerini kavonuzun icine doldurup 1 hafta sureyle kavonozun icinde bekletin. Icinde sirke oldugundan bekleyen gida atiklari herhangi bir kotu koku salmayacaktir. 1 hafta sonunda bekleyen malzemelerdeki kalsiyum sirkenin icine gececektir. Malzemeler suzgecten gecirilerek elde edilen kalsiyumlu sirkeye ayni miktarda su ilave edilip 10 dakika kadar kaynatilacak. Kaynama sonucu buharlasan sirkeden arta kalan kalsiyumlu su olacaktir. Suyun tadi hafif eksimdi olup yemeklerde, pilav ve corbalarda kullanilabilecegi gibi ayni zamanda su olarakta icilebilir.

Kalsiyumlu su tarifi Doktorum programi 26.11.2012 tarihli yayininda Gida Teknolijisi Uzmani Dr. Ugur Gorus tarafindan verilmistir.

13 Kasım 2012 Salı

ANNELER VE ANNE ADAYLARI DIKKAT....


bebeklerde kalp rahatsizligiHer yıl 10 bin kadar bebek en hafifinden en ağır duruma kadar değişik derecede Doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya gelmektedir. (Yaklaşık 133 doğumda 1 )Her gebelik küçükde olsa DOĞUMSAL KALP HASTALIĞI olan bir bebek ile doğum riskini beraberinde getirecektir.



ANNE ADAYLARINDAN VE BEBEK BEKLEYEN ANNELERİMİZDEN RİCAMIZ

HAMİLE İSENİZ
...
HAMİLELİĞİNİZİN 18 VEYA 22. HAFTALARINDA PEDİATRİK KARDİYOLOJİ SERVİSLERİNDE VE KADIN DOĞUM UZMANLARINIZA DANIŞARAK

YADA DOĞUM YAPTIYSANIZ
MUTLAKA BEBEĞİNİZİN KALBİ YÖNÜNDEN DOKTOR KONTROLUNDEN YADA HASTANENİN KARDİYOLOJİ SERVİSİNDEN ( VARSA PEDİATRİK KARDİYOLOJİ SERVİSİ ) YADA ÖZEL KARDİYOLOG DOKTORLARINA MUAYENE ETTİRİNİZ..

Prenatal tanı uygulamaları ve içeriği günümüzde ilerledikçe fetal ekokardiografinin önemi daha anlaşılır hale gelmiştir.

BU FETAL EKONUN AMACI
■Gebelik sırasında anne ve bebek için en uygun ve yakından takip yapılmasını sağlar
■Ebeveynlere bebeklerinin durumunu anlamaları için zaman kazandırır ve gebeliğin gidişatı hakkında karar vermelerini sağlar.
■Bebeğin doğumu veya sonrasında uygun hazırlık ve tedaviler için daha çok zaman sağlanır.
■Doktor doğru zamanda ve doğru yerde doğumun olmasını planlayabilir
■Hayatı tehdit edici acil durumlardan kaçınılabilir , zaman ve kaynak israfı önlenmiş olur.
■Yenidoğan bebeğin eve gitmesi ve beklenmedik kötüleşmeler ile karşılaşılması önlenir. (bazı kalp hastalığı tiplerinde eğer tanı erken konmaz ise hayatın ilk günlerinde
bebekler kaybedilebilir)
■Bebekler hayata iyi bir noktadan başlayabilmeleri için bir şans vermiş oluruz.
KAYNAK : TURKIYE PEDIATRIK KALP ANOMILILERI YASAM VE DAYANISMA DERNEGI

9 Kasım 2012 Cuma

En faydali oyuncaklardan biri PUZZLE

tahta puzzle
Bir kac aydir zaman zaman ogluma Melissa & Doug imzali  tahta puzzlelarimizi dogru sekilde yerlestirmeyi ogretmeye calisiyordum. Genelde pek ilgisini cekmiyor yada en fazla 1 tane hayvan figurunu dogru yere koyduktan sonra ilgisini baska seylere yoneltiyordu. Dun odasinda oynarken birden puzlle'ini aldi ve 8 ayri hayvandan olusan parcalari bir defada tek tek yerine koydu! O kadar sasirdim ki bu zamana kadar her ne kadar ilgisiz gozukse de meger hicte oyle degilmis. Ben de o anin heyecaniyla dolapta duran diger hayvanli puzzle'i cikardim ve puzzle'in parcalarini etrafa dagittim. Annelik bu ya bakalim ne yapacak diye merakla gozlemek istedim. Sonuc o an icin biraz hayal kirikligi oldu. Sanirim bu kadar puzzle yapmak yeter diye dusundu..:) Aksama dogru bir baktim bizimki her iki puzzle'in parcalarini once gruplara ayirdi sonrada bir cirpida yapiverdi. Siradaki hedef her bir puzzle parcasindaki hayvan figurunun isimlerini ogretmek. Bir kacini biliyoruz ama biraz daha calismamiz lazim:) Bu sayede hem hayvanlarin isimlerini ogreniyor hem de sekillerini, ayni zamanda da zeka gelisimi olumlu yonde ilerliyor.

26 Ekim 2012 Cuma

Mutlu Bayramlar...



Eskisi gibi tadi olmasa da herkese mutlu, saglikli, sevdikleri ile bir arada gecirecegi bir bayram dilerim.

15 Ekim 2012 Pazartesi

Cadilar Bayrami (Halloween) geliyor!

Her yil 31 Ekim'de bazi Bati ulkeleri ve Amerika'da Halloween kutlanir. Halloween'den 1 ay kadar once isteyenler evlerinin disini dekore eder ve eger Halloween partisine katilacaksa parti kiyafeti hazirligina girisir. Benim en sevdigim kisim  ise Halloween aksaminda kostumlerini giyen cocuk ve genclerin kapi kapi dolasip seker toplamalaridir. Son yillarda Turkiye'de de bazi anaokullarinda yada isteyen ailelerde cocuklar icin bu gibi kostum partileri duzenlenmeye basladi. O yuzden herkese az da olsa fikir verebilecek bazi kostumlere bir goz atalim istedim.  















13 Ekim 2012 Cumartesi

Odullendirildim :)


Sevgili Tubanne, bana bu guzel odulu layik gormus. Gercekten cok sevindim, tesekkurler Tuba'cim:) Bu odulun amaci takipci sayisi 200'den az olan arkadaslarimizin tanitimini saglamakmis. Simdi ben de kendime  sansli kisileri seciyorun. Veeee alfabetik siraya gore alikemalalp, bebegimle buyuyorum, bebekvesaire, cayimtaze, cokoprens ve ecenin gunlugu. Hepinize sevgiler!

8 Ekim 2012 Pazartesi

BPA yataginda sosis!

Basligi gorunce bir mana veremediniz degil mi? Eminim bir cogunuz yazimi okuyunca bana hak vereceksiniz.
SENI HAM YAPARIM SOSIS! Yillar once boyle bir reklam vardi. Ne kadar sirin ve masum bir reklamdi degil mi? Acaba oylemiydi? Her anne, baba cocugu yemek yesin dolayisiyla buyusun ister. Bence asil mantik yesin de buyusunden cok saglikli beslensin, saglikli buyusun olmali. Bunun aksini dusunen aileler oldugunu sanmiyorum. Bazen yemek bloglarinda, arkadaslarimin sosyal aglardaki paylastigi fotograflarda sahit oldugum kadariyla bir cok anne cocuguna sosis, salam, sucuk yediriyor. Beni en cok uzup, sasirtan ise sanki cok faydali besinlermis gibi cocuklar icin yemek tarifi veren hemen herkes sosisli sunumlar hazirliyor. Oyle tabaklar hazirlaniyor ki eminim en istahsiz cocuklar bile hayir diyemiyordur. Hatta anneler yerdirmese bile cocuklara anaokulllarinda sosisli, sucuklu borek yapma etkinligi bile duzenleniyor. Cocuklar kendi hazirladiklari borekleri daha bir istahli yesinler diye! Hic bir annenin tehlikeyi bile bile cocugunu bol katki maddeli yiyeceklerle besledigini sanmiyorum. Oyleyse nedir bu tehlikeli besinleri yedirme cilginligi!

Bilmeyenler icin sosis, salam ve sucugun iceriginde bulunabileceklere bir goz atalim:

Sinirler
Akciger
Ic yag, kuyruk yagi
Deriler
Kikirdaklar
Tirnak tozu
Eklem yerleri
Ibikler
Gagalar
Pacalar
Killar, tuyler

Tadi arttirmak icin salca, sogan, sarimsak, baharat.
Nitrat, MSG gibi kansere ve obeziteye yol acan katki maddeleri
Antibiyotikler.
Ben ailelerin yerinde olsam ne yaparim; Kendi mutfagima kesinlikle bu urunleri sokmam ki bu en kolayi. Cocugumun okulunda hazirlanan menuleri kontrol eder. Eger bu urunler menude varsa diger velileri de uyarip okul yonetimi ile irtibata gecerim.
                                                         
KOPUK, PLASTIK TABLDOT TABAKLAR!
Dogada 100 yilda yok olmayan plastik ve kopuk urunlerin saglimiza yaptigi tehditi gunumuzde artik bilmeyen kalmamistir herhalde. Plastigin icindeki  BPA (Bisphenol-A) denilen madde ozellikle isiya maruz kaldiginda kanserojen etkisini daha da cok arttiriyor. Gelisme caginda olan cocuklar icin cok buyuk tehlike olan  BPA, beyin gelisimini yavaslatip, hormon yapisini bozdugundan erken yasta ergenlige adim atan cocuklar, erkeklerde meme gelisimi, kisirlik ve daha bir cok hormonal hastaliga davetiye cikariyor. 
Butun bu bilinen kotu etkilerine ragmen plastik tabldot tepsiler isyerleri ve  okullardaki yemek servislerinde kullaniyor. Peki celik tabldot tepsilere ne oldu? Halen kullananlar var elbette ama bulasik maliyeti isin icine katilinca insan sagliginin 2. planda kaldigi ulkemizde celikler antika olma yolunda ilerliyor.
Peki kiyafetinden, beslenmesine, kullandigimiz deterjanindan, mutfak aletlerine kadar herseyine dikkat ederek buyuttugumuz cocugumuzun o plastik yada kopuk tabaklar icinde yemeklerini yemelerine goz mu yumacagiz? Tek basima birsey yapamam diye dusunmeyin. Cocuklarimizin aldigi egitim kadar gunun neredeyse yarisini gecirdikleri okullarda maruz kaldiklari hersey cok onemli. Bu konuda da diger velilerle organize olup okul yonetimi ile baglantiya gecmek en mantiklisi.

Aslinda Saglik Bakanligi ve Milli Egitim Bakanligi bu konularda en azindan okullara yaptirim uygulasa sorun kokten cozulmus olur. Ama herseyi devletten beklememek lazim degil mi? :)  

5 Ekim 2012 Cuma

Bilgin Anneler Blogum Dergisi Ekim Sayisinda


Mutluyum, gururluyum.:) Turkiye'nin online blog dergisinin 5. yayini olan Ekim sayisina konuk yazar olarak katildim. Derginin bu ayki sayisinin kapaginda Ulu Onderimiz Ataturk'un olmasi ve blogumun 3. ay donumunde yayinlanmasi beni daha da mutlu etti.:)
Eger dergiyi ve  ne yazdigimi merak ediyorsaniz buraya tik tik . Umarim heyecanima siz de ortak olursunuz.!


28 Eylül 2012 Cuma

Blogunuz icin teknik destek mi lazim ?

Blogger olmak benim icin cok heyecan verici ve zevkli bir ugras haline geldi. Fakat iyi bir blogger olabilmek sadece yazi yazip yayinlamaktan ibaret degil. Blogunuzu her zaman taze tutmak ve teknik acidan hakim olmak cok onemli unsurlar. Eger teknik acidan cok fazla bilginiz yoksa bazen hersey oyle karmasik hale geliyor ki bir uzman gorusu sart oluyor. Iste tam boyle bir zamanda Sayin Adnan Guney'in bloglarini kesfettim. Kendisi bloggerlar icin adeta kullanim klavuzu tarzinda yazilar ve videolar hazirlamis. Ustelik bu yayinlara yorum biraktiginizda seve seve cevaplayip tum teknik konularda adeta ogretmenlik yapiyor.

Sakin yanlis anlasilmasin bu kampanya tarzinda bir blog tanitim yazisi degil. Amacim sadece bu yaziyi okuyan tum bloggerlara yardimci olabilecek bir blogtan haberdar etmek. Bu vesileyle Sayin Adnan Bey'e yazi ve yonlendirmeleriyle blogum icin yaptigi yardimlardan dolayi tesekkur ediyorum.
Iste ihtiyac duydugunuz yayinlara ulasabileceginiz adresler.

24 Eylül 2012 Pazartesi

Dogru bilinen yanlislar

Anne olunca kulaktan dolma bilgiler yerine bizzat arastirip emin olmadan hic bir adim atmaz oldum. Bazen tesadufen bazen de mantigima ters gelen seyleri arastirirken ogrendigim bir kac onemli konu oldu.
TATLI YEMEK SUT YAPAR! Iste bu bana daha anne olmadan once bile sacma gelen bir konuydu. Ama o zamanlar oturup arastirma geregi duymadim tabii ki:) Ne zaman ki oglum dunyaya geldi, sagdan soldan ve tabii ki annemden bana tatli yedirme cabalari basladi bu duruma dur demenin bilimsel bir aciklamasini arastirmaya basladim. Zira annemi ikna etmek baska turlu kolay olmazdi. Oncelikle dogumdan once edindigim bir kac kitap ve bilimsel yayin yapan bir kac siteyi ziyaret ettim. Sonuca hic sasirmadim. Sutun artmasi ile tatli yemenin arasinda besin degeri olarak bir alaka yok tabii ki. Tatli yemek sizi mutlu hissettirip sutunuzun biraz artmasina yardimci oluyorsa bilemem.:) Ama gunluk enerji ihtiyaciniz olan kaloriden 500 kalori fazla almaniz ve en onemlisi 3 litre su icmeniz yeterli. Bunun disinda tabii ki moral, bebeginizi duzenli sekilde emzirmek, dinlenmekte sutun kalite ve miktarini arttiran faktorler. Bunu ogrendikten sonra "hadi ye bak sutun artar" diye sunulan her tatliyi gonul rahatligi ile geri cevirme luksum oldu ve normalde su icmeyi hep unutan bir insanken sirf sutum azalmasin diye gun icinde elimden su sisesini dusurmez oldum.


SICAK BALLI SUT! Oldum olasi sutu soguk ve sekersiz icmeyi severim.  Cocukken annem koca bardak sicak ve balli sut yapar arkamdan kostururdu. Yillar sonra ogrendim ki annem  meger bosuna diller dokmus.  Her defasinda icmek istememe ragmen mecbur o koca bardagi likir likir icerdim. Meger bal 43 derece sicakliga maruz kaldigi anda besin degerini kaybediyormus. Demek ki benim ve kimbilir kac cocugun ictigi butun balli sicak sutlerdeki bal sadece tatlandirici gorevi goruyormus.
DIKKAT ET SUTUNU USUTME ! Aman ayagini sicak tut sutun usur. Soguk su icme sutun usur. Yok oyle bir sey inanmayin. :) Zaten terimin kendisi bile kulaga komik gelmiyor mu ? Sut nasil usur ? :)

Bol sutlu bir konu oldu sanirim.:)

7 Eylül 2012 Cuma

TRT'de Arkadasim BIDI sacmaligi

TRT gibi Turkiye'nin ilk televizyon yayinini yapan, en eski kanalinda nasil boyle bir program yayinlanir bilmiyorum. Programa ilk rastladigim zamanlarda bu kadar ustunde durmamistim fakat farkli bir gozle programi izledigimde cocuklar uzerinde olumlu etkileri olamayacagi gibi olumsuz yonde etkileyebilecegini dusunmeye basladim. Elbette ki her program egitici, ogretici olmak zorunda degil. Sadece eglenceye yonelik programlarda yapilabilir. Fakat eglendirirken cocuklar uzerindeki etkileri hic mi dusunulmez, yoksa ben mi abartiyorum, bu konuda  herkesin gorusu farkli olabilir.
BIDI  denen kukla tamamen kendine ozgu, dunya uzerinde var olmayan bir lisan konusuyor. Program tamamen okul oncesi cocuklara yonelik canli olarak yayinlaniyor ve  cocuklar programa telefonla baglaniyor. BIDI'nin yaninda donusumlu olarak yayina katilan bir kac bayan arkadasta BIDI ile cocuklar arasinda iletisimi surduruyor. BIDI'nin konusmalari tamamen anlasilmaz oldugundan bazen programa baglanan cocuklar bocaliyorlar. Benim gorusume gore BIDI anlasilabilir bir sekilde konussa program egitici ve ogretici olabilecek. Ancak bu sekilde konusturuldugu surece cocuklar birakin birseyler ogrenmeyi BIDI gibi olmaya calismayacaklar mi sizce ? En kotusu ise henuz konusmayi yeni yeni ogrenen cocuklar BIDI'dan duyduklari bu yepyeni ve gereksiz lisan karsisinda sizce sasirip bocalamayacaklar mi? Boyle konusan bir kuklanin her gecen gun bozulmakta olan Turkce'mize nasil bir katkisi olacak cok merak ediyorum. Bir kez daha oglumun mumkun oldugunca az TV izlemesine izin verdigim icin seviniyorum.

1 Eylül 2012 Cumartesi

Baby Shower Partisi

Kendi adima konusacak olursam baby shower partim hamileligim boyunca gecirdigim en guzel gunlerden biriydi diyebilirim. Genelde shower partisi anne adayinin 7 yada 8. ayi gibi yapilir ki anne bebek gelmeden bir kac ay once tam olarak hazir olsun. Fakat benim partimde dogumum icin Turkiye'den annem gelecegi icin partim oglum dogmadan 16 gun once yapildi.

Merak edenlere Amerika'da Baby Shower partisi icin nasil hazirlanilir, partide neler yapilir ve partiden sonra neler olur uzunca anlatacagim:)

PARTIYE HAZIRLIK
Genelde anne adayinin yakin arkadaslarindan biri yada birkaci veya akrabalar partiyi duzenler. Anne adayi partiye cagirmak istedigi davetli listesini duzenleyen kisiye verir. Parti yapilacak mekana kisi sayisina gore karar verilir. Kisi sayisi olarak 10 kisi olur 20 kisi olur diyemeyecegim tamamen anne adayinin cevresine bagli. Parti icin davetiye hazirlanir, bu davetiye e-mail olarak hazirlanmis elektronik davetiye de olabilir bildigimiz davetiye de olabilir, tamamen butce ve zevke bagli. Davetiye'de mutlaka baglanti kurulacak kisinin telefonu yazar ki davetliler onceden arayip partiye katilimi  hakkinda bilgi versin. Amerika'da anne adayi bir ihtiyac listesi hazirlar ve genelde buradaki en unlu bebek magazasi babies r us tan olur. Davetliler alacaklari hediyeleri magazada ki listeden faydalanarak secerler. Genelde hediyeler 10 $ dan baslayan hediyelerle baslar 200-300 $ lik hediyelere kadar yukselir. Herkes yakinlik derecesine yada butcesine gore hediyelerini secer. Anladigim kadariyla henuz bu yontem Turkiye'de pek yaygin degil burada partinin asil amaci annenin ihtiyaci olan esyalari bebek dogmadan sahip olmasi ve yakinlariyla eglenceli bir gun gecirmesidir. Turkiye'de ise cogu parti sadece eglenmek icin duzenlenip hediye goturulse bile anne ihtiyac listesi hazirlamaktan cekiniyor. Davetliler hediyelerini sectikten sonra birde baby shower temali kart alirlar ve bu karta anne ve bebekle ilgili duygularini yazarlar. Anne adayi hediyeyi acmadan once bu karti okur, ben butun hediye kartlarimi hatira olarak sakladim.
Parti mekani bebegin cinsiyetine gore yada unisex bir renkle suslenir. Balonlar, masa ortuleri, kagit tabaklar butceye gore hazirlanir.


Parti icin pasta ve diger ikramlar hazirlanir. 
Davetlilere verilmek uzere minik hediyeler hazirlanir. Bebek temali kurabiyeler, cikolatalar, sekerler yada kucuk hediyelikler olabilir.
PARTIDE NELER YAPILIR ?

Partide davetliler geldikten sonra ikramlar yapilir ve istege gore aralarda eglenceyi arttirmak icin oyunlar oynanir . Bu oyunlarin kazananlarina ayrica hediyeler hazirlanir bu hediyeler mum, parfum, aksesuar vs. olabilir. En son anne adayi kartlari okuyarak tek tek hediyelerini acmaya baslar bu arada bir kiside hediyelerim kimden geldigini tek tek not alir ki daha sonra anne adayi o kisiye bir tesekkur karti yollayarak "Partime geldigin icin ve getirdigin hediye icin (hediye neyse belirtir) tesekkur ederim" gibi bir not yazar.


EN EGLENCELI PARTI OYUNLARI

Baby shower partilerinin bana gore en eglenceli kismi oynanan oyunlardir. Ben en favori oyunlarimdan bir kacindan bahsedecegim.
KARIN OLCME OYUNU  
Anne adayi  kesilebilen mezura veya bir kurdele ile karninin cevresini olcer. Olctugu kurdeleyi kimseye gostermez ki kimse kopya cekmeye calismasin. Davetliler goz karari annenin karninin genisligini tahmin ederek, dagitilan rafya yada kurdeleden kendileri icin  bir parca keserler. Herkes islemi tamamladiktan sonra anne adayinin karnini olctugu kurdele ile davetlilerin kurdelesi karsilastirilir. En yakin tahmin sahibi hediyeyi kazanir. Benim partimde meslegi terzilik olan bir yakinimiz  birebir tahmin yapmisti :) 
BEBEK MAMASI TAHMIN OYUNU
Kavanozda satilan bebek purelerinden 10 tane kadar satin alinir. Uzerlerindeki etiketler sokulur ve her bir pure kavonozu 1'den 10'a kadar numaralandirilir. Davetliler tek tek inceleyerek renginden kavonozda hangi sebze yada meyvenin puresi oldugunu tahmin eder ve bir kagida not eder. En cok dogru tahmini yapan hediyeyi kazanir.
  

KOLYE OYUNU 
Bu oyun icin davetli sayisi kadar bebegin cinsiyetine gore kolye buyuklugunde kurdeleler hazirlanir. Kurdelenin ucuna emzik yada bebekle ilgili bir nesne takilip kolye sekli verilir. Parti basladiginda butun davetlilerden bu kolyeleri takmasi istenir. Oyunun kurali icinde "bebek" gecen bir cumle kuruldugunda bunu ilk kim duyarsa "bebek" diyen  kisinin boynundaki kolyenin sahibi olur ve kendi boynuna takar. Kolyeler bu yontemle parti suresince toplanir. En cok kolye sahibi olan oyunu kazanir. Bu oyun parti suresince oynandigindan ve "bebek"de partinin ana temasi oldugundan sirf  "bebek" dememek icin cok eglenceli diyaloglar gelisir. :)


SAYI TAHMIN OYUNU
Bir kavanoz seker yada cikolata onceden sayilarak hazirlanir. Kavanoz elden ele gezerek herkesten icindeki seker sayisini tahmin etmesi istenir. Herkes tahminlerini bir kagida yazar. Dogru sayiya en yakin tahmini yapan oyunu kazanir.



Parti sonrasi anne adayi artik bebegi icin ihtiyaclarinin cogunu karsilamis olur. Partiden sonra bir kac gun icinde katilan davetlilere tesekkur kartlarini yollar ve artik bebegini karsilamaya hazirdir. :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...